Nasıf dondurur A. (Yürütücü), Dondurur D. , Atgın O. , Özel Ö. , Aykurt vardar H.
Denizlerde gerçekleştirilen oşinografik ölçümler, deniz araştırmalarının en temel gözlemlerinden biridir. Bu çalışmalardaki temel amaç, bölgenin oşinografik durumu hakkında bilgi elde edilmesidir. Bunlar arasında, deniz suyunun sıcaklık ve tuzluluk değişimleri gibi fiziksel özelliklerinin yanı sıra, bölgede etkin olan deniz suyundaki akıntı sistemlerinin incelenmesi, sıcak-soğuk su ve tuzlu su-tatlı su geçişlerinin belirlenmesi de bulunmaktadır.
Önerilen proje, Arktik bölgesinde oşinografik veri toplanması ve bu gözlemlerin yıllık bazda tekrarlanarak, yapılacak çalışmaların bir izleme (monitoring) şeklinde devam etmesini öngörmektedir. Bu amaçla, Svalbard Adası çevresinde belirlenen istasyonlarda, su kolonunda derinliğin bir fonksiyonu olarak sıcaklık, tuzluluk, klorofil floresansı, çözünmüş oksijen, türbidite ve pH parametreleri ölçülecektir. Proje kapsamında, bahsi geçen bu sensörleri de içeren gelişkin ve portatif bir CTD probunun temin edilmesi önem taşımaktadır. Yapılacak ölçümlerden elde edilecek bilgilerden, bölgedeki oşinografik koşulların ortaya konulması mümkün olacak, deniz suyundaki fiziksel parametrelerin dağılımı ve değişimi belirlenecek, bunların bölgedeki rejyonel okyanus akıntı sistemi ile olan ilişkisi kurulabilecektir. Ayrıca, küresel ısınma nedeniyle oluşan buzul erimelerinden kaynaklı sıcak-soğuk su ve tuzlu su-tatlı su geçişlerini belirlemenin de mümkün olabileceği düşünülmektedir. Bu anlamda, önerilen projeden sağlanacak verilerle, Arktik bölgesindeki iklimsel koşullar ve bu koşulların zamana bağlı değişimi ile ilgili bilgiler çıkarmak mümkün olabilir. Bu bilgi, orta ve uzun vadede bölgedeki iklimsel değişimler için ipuçları verebilir.
Oşinografik izleme çalışmaları, Arktik bölgesinde aynı istasyon noktalarında benzer ölçümlerin yıllar bazında tekrarlanmasını içermektedir. Bu sayede oşinografik parametrelerin zamana bağlı değişimi gözlenebilir, gelecekteki olası değişimleri öngörülebilir. Bu anlamda, bölgede daha önce gerçekleştirilen TASE-IV ve TASE-V araştırma seferlerinde elde edilmiş oşinografik veriler de kullanılarak, bölge için bir izleme çalışması başlatılacaktır. Ayrıca, kullanılacak gelişmiş bir CTD cihazı yardımıyla sudaki bulanıklık ve çözünmüş oksijen ile pH gibi ek parametrelerin elde edilmesi mümkün olacağından, Arktik bölgesindeki deniz suyunun mevcut biyo-çeşitlilik açısından özellikleri ve bunların zamana bağlı değişimi ile ilgili bilgiler de elde edilebilir.
Bu anlamda önerilen proje, Arktik bölgesindeki bilimsel çalışmaların sürdürülebilirliği açısından da önem taşımaktadır. Toplanacak deniz suyu parametreleri, yalnızca oşinografik anlamda bilgiler sunmayacak, aynı zamanda deniz biyolojisi ve deniz kimyası alanında yapılacak çalışmalara da katkı sağlayacaktır. Oşinografik ölçümlerden elde edilecek bu parametreler ve bunların bölgedeki derinlik, mesafe ve zamana bağlı değişimi, multi-disipliner çalışmalar için önem taşımaktadır.
Yapılacak ölçümlerin Arktik araştırma seferlerinde her yıl tekrarlanması, bölgede yıllara göre gözlemsel bir izleme (monitoring) veri tabanının oluşmasını sağlayacaktır. Bu anlamda, elde edilecek oşinografik parametrelerin değişimi, yıllara göre fiziksel parametrelerin değişimi, deniz suyunun oşinografik koşullarındaki değişimler ve buzulların deniz suyu ile ilişkilerindeki yıllara göre değişimlerin (iklimsel koşullardaki değişimler ve buzul erimeleri gibi) belirlenmesini ve izlenmesini sağlayacaktır. Önerilen projenin, küresel iklim değişiklikleri ve bunlarla ilintili olarak kutup bilimleri ile toplum etkileşimi anlamında önem taşıdığı düşünülmektedir. Oşinografik izleme çalışmaları ile elde edilecek bilgiler, küresel ısınma ve bunun etkileri nedeniyle oluşan buzul erimeleri hakkında bilgi temin edebilir. İzleme çalışmaları sayesinde, bu değişim zamana bağlı olarak gözlenebilir ve küresel iklim değişiminin (olası) etkilerinin Arktik bölgesindeki sonuçları ile ilgili bilgiler temin edilebilir.
Kutup araştırmalarının yapılageldiği Svalbard Adası civarında, günümüze kadar yapılmış oşinografik gözlemler oldukça kısıtlı olup, genellikle lokal fjord alanlarını kapsamaktadır. Önerilen proje, Arktik bölgesindeki rejyonel oşinografik çalışmalar ve bunların izleme (monitoring) olarak tekrarlanması anlamında bir ilk olacaktır. Yapılacak çalışmalardan elde edilecek sonuçların, bölge açısından yüksek bilimsel nitelik taşıyacağı ve ülkemizin bilimsel platformlardaki konumunun güçlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.