Çalıkoğlu E. (Yürütücü), Kazaz özmen E. , Avcı C.
Böcek biyoteknolojisi, küresel ölçekte her yıl 1 milyar ton hacme ulaşan gıda atıklarının geri kazanımında yaygın bir araç olarak
kullanılmaktadır. Böcek endüstrisi, geçtiğimiz 10 yıl içerisinde, sürdürülebilir nitelikte hammaddeler üretilen ve büyük ölçeklere
uyarlanabilen bir işkolu haline gelmiştir. Böcek biyoteknolojisinde yararlanılan en yaygın ve etkili tür H.İllucens-Black Soldier Fly(BSF)
larvalarıdır. İnsan ve bitki sağlığına zararsız olduğu kanıtlanmış ve doğal floramızda da bulunan bu türün larvaları, organik atıkları
tüketerek hacmini azaltır, kendisi yüksek ve kaliteli protein ve yağ içeren larva biyokütlesine dönüşür. Ülkemiz bu türün
yetiştirilmesinde gerekli olan eğitimli insan kaynağı, iklim ve organik atık potansiyeli ile önemli bir coğrafya avantajına sahiptir.
Böceklerden elde edilen protein ve yağ, çiftlik hayvanlarının yetiştirilmesinde yararlanılan yemin içeriğinde sürdürülebilir bir
hammadde olarak kullanılmasının yanı sıra, kozmetik ve sağlık alanında kullanılan ürünlerde de alternatif sürdürülebilir bir kaynak
olarak değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yapılmaktadır Kozmetik endüstrisi sürdürülebilir alternatif hammadde arayışı
içerisindedir. BSF larva yağı, hindistan cevizi yağına çok benzeyen yağ asidi kompozisyonu, çalışmalarda gösterilen yaşlanma
geciktirici potansiyeli ve güneş koruyucu/beyazlatıcı özellikleri ile cilt sağlığını destekleyen yenilikçi bir çözüm sunmaktadır. Yaşlanma
belirtilerinin geciktirilmesi ve güneşin zararlı etkilerinden korunma, kozmetik ve dermatoloji alanlarında büyük bir öneme sahiptir.
Geleneksel ürünlerde kullanılan hammaddeler çevresel olarak sürdürülebilir nitelikte değildir. BSF yağı, içerdiği yüksek biyoaktif
bileşikler (örneğin, antioksidanlar, yüksek oranda laurik asit) ve yarattığı döngüsel ekonomi modeli ile sürdürülebilir nitelikte bir
hammaddedir ve daha önce yaptığımız çalışmalar deri üzerinde toksik bir etkisi olmadığını ve cilt sağlığına faydalı olabileceğini
göstermektedir.
Projemizde BSF yağının deri yaşlanmasının geciktirilmesindeki potansiyelinin araştırılmasına yönelik olarak; cilt elastikiyeti, kollajen
sentezi ve oksidatif stres azaltımı üzerindeki etkilerini, fibroblastlar üzerindeki proliferasyon ve morfolojik etkilerini belirlemek, ayrıca
insan deri explantlarında cilt elastikiyeti ve biyokimyasal etkilerin izlenmesi çalışmalarını yapmak amaçlanmaktadır. Güneş
koruyucu/beyazlatıcı özelliklerinin araştırılmasına yönelik olarak ise melanin sentezi, UV koruması ve cilt beyazlatma potansiyelini
değerlendirmek ve UV maruziyetine karşı cilt koruyucu mekanizmaları ve melanin inhibitörü etkilerini göstermek amaçlanmaktadır.
Araştırma sonucunda BSF yağının cilt elastikiyetini artırdığına ve oksidatif stresi azalttığına dair kanıtlar ve UV koruma ve melanin
sentezini inhibe etme potansiyelinin ortaya konmasını takiben deri yaşlanmasını geciktirici ve güneş koruyucu etkiler için birlikte
kullanılabilecek bir topikal formülasyon geliştirilecektir ve geliştirilen prototipler insan üzerinde test edilecektir.